Birçok işletme sahibi aynı hissi yaşıyor:
Gün bitiyor ama yapılacaklar bitmiyor. Planlar sürekli erteleniyor, ajanda krizlerle doluyor ve kararlar hep “acil” etiketiyle alınıyor.
Peki dürüstçe soralım:
Şirketinizin direksiyonunda gerçekten siz mi varsınız, yoksa krizler mi?
Bu soru, bir işletmenin büyüme potansiyelini belirleyen en kritik sorulardan biri. Bu yazımda bu konuyu ele alacağım.
Kriz Odaklı Yönetim Nedir?
Kriz odaklı yönetim, şirketin planla değil, olayla ilerlemesidir.
Yani:
- Bugün hangi sorun çıkarsa ona odaklanılır
- Öncelikler sürekli değişir
- Uzun vadeli hedefler hep “sonra”ya kalır
- Yönetici yangın söndürücüye dönüşür
Bu modelde şirket büyümez, ayakta kalmaya çalışır.
Kısa vadede çalışıyor gibi görünür ama uzun vadede:
- Ekip yorulur
- Kararlar kişiye bağımlı hale gelir
- Sistem kurulamaz
- Gelir dalgalanır
Direksiyonda Olmak Ne Anlama Gelir?
Direksiyonda olmak; her şeyi yapmak değil, neyi yapmayacağını bilmek demektir.
Direksiyonda olan şirketlerde:
- Kararlar ilkelere dayanır
- Öncelikler nettir
- Günlük işler hedeflerle uyumludur
- Krizler sürpriz değil, öngörülebilir risklerdir
Yani şirket, reaktif değil proaktif yönetilir.
Şirketler Neden Direksiyonu Krizlere Bırakır?
1. Net İlke ve Sistem Eksikliği
İlke yoksa kararlar kişiye kalır. Kişi yoksa kaos başlar.
2. Her Şeyi Yönetici Yapar
“Ben yapmazsam olmaz” düşüncesi şirketi büyütmez, kilitler.
3. Ölçüm Yoktur
Veri toplanmaz, sonuçlar takip edilmez. Kararlar sezgiyle alınır ama bedeli büyüktür.
4. Günlük Koşuşturma Stratejinin Önüne Geçer
Acil olan, önemli olanı sürekli ezer.
Krizden Direksiyona Geçmenin 4 Temel Adımı
1. Karar İlkelerini Netleştirin
Her karar için şu soru sorulmalı:
“Bu karar şirketin uzun vadeli hedeflerine hizmet ediyor mu?”
Amazon’un liderlik ilkeleri gibi, size özel karar pusulanız olmalı.
2. Ölçmediğiniz Hiçbir Şeyi Yönetemezsiniz
- Satış
- Pazarlama
- Müşteri memnuniyeti
- Operasyon
Her alan için 1–2 net gösterge yeterlidir. Fazlası karmaşa yaratır.
3. Acil–Önemli Ayrımını Yapın
Her acil iş önemli değildir. Her önemli iş de acil değildir.
Direksiyonda olan yöneticiler:
- Acil işleri delege eder
Önemli işlere zaman blokları ayırır.
4. Sistemi Kişiden Bağımsız Kurun
İyi sistemler:
- İnsan değişse bile çalışır
- Standart üretir
- Krizi kişisel beceriye değil sürece bağlar.
Kendinize Şu Soruları Sorun
- Bugün şirkette ben olmasam ne olur?
- Kararlar ilkeye mi, kişiye mi bağlı?
- Son aldığım 5 karar veriye mi dayalıydı?
- Günümün yüzde kaçı gerçekten şirketi büyüten işlere gidiyor?
Bu soruların cevabı, direksiyonda kimin olduğunu net şekilde gösterir.
Krizle Yönetilen Şirket Büyümez
Krizle yönetilen şirket koşar ama ilerleyemez. Direksiyonda olan şirket ise yavaş da olsa istikrarlı büyür.
Unutmayın:
Şirketi büyüten şey daha çok çalışmak değil, daha net kararlar + güçlü sistemlerdir. Direksiyon sizdeyse yol uzundur ama kontrol sizdedir. Direksiyon krizlerdeyse yol kısa ama yıpratıcıdır.
Herkese sağlıklı ve verimli günler dilerim.
______________________________________________________________________________________
Geçen ay bir CEO toplantısında şu cümleyi duydum:
“Satış ekibi çok çalışıyor ama müşteri akışı hâlâ dalgalı…”
Aslında problem çoğu zaman daha çok satış yapmak değil; şirketi müşteri mıknatısına çevirecek doğru strateji + doğru sistem kurmak. 💡📈
Bu yüzden bu webinarda, kurumsal ve kârlı büyümenin yol haritasını netleştiriyoruz:
🚀 Şirketinizi MÜŞTERİ MIKNATISINA Dönüştürün!
📊 Kurumsal Kârlı Büyümenin Yol Haritası
🗓️ 28 Şubat | Cumartesi
⏰ 10:00 – 12:00
💻 Online
✨ Ücretsiz
🏢 +50 çalışanı olan işletme sahipleri ve yöneticilere yönelik
Eğer hedefiniz kontrollü, ölçülebilir ve sürdürülebilir büyüme ise; bu 2 saat, şirketinizin bir sonraki adımı için güçlü bir çerçeve sunacak. 📊
Kayıt için tıklayın: https://zfrmz.com/QyaBMNYqlzQ5SIlRKBg6
